Arşiv

Archive for the ‘Teknoloji’ Category

Mekanik İşlemeler

Mayıs 6, 2009 terakki Yorum yapın

  1. DRILLING:
  1. TURNING:
  2. MILLING:
  3. GRINDING:
  4. CHIP FORMATION:

kaynak(source):www.efunda.com

Categories: Eğitim, Tasarım, Teknoloji

Özgürlük için bir adım daha: Pardus 2008.2 Canis aureus

Ocak 31, 2009 terakki Yorum yapın

Pardus 2008.2Pardus 2008′in çeşitli hata düzeltmelerini ve yeni özelliklerini içeren ikinci ara sürümü Pardus 2008.2 Canis aureus yayınlandı. Adını Anadolu’nun yaşam alanı tehdit altında olan canlılarından biri olan Altın çakal’dan alan Pardus 2008.2 Canis aureus tüm Pardus sürümleri gibi GNU Genel Kamu Lisansı (GPL) ile özgürce dağıtılıp çoğaltılabiliyor.

Sürümümüze adını veren Altın Çakal (Canis aureus) hakkında daha fazla bilgi almak ve Pardus 2008.2 Canis aureus sürümündeki Altın Çakal duvarkağıdının hikayesini fotoğrafın sahibi Doç. Dr. Gökhan CORAL’ın ağzından dinlemek için Özgürlükiçin topluluğunun haberini okuyabilirsiniz.

Pardus 2008.1′in getirdiği yeniliklerin yanı sıra Pardus 2008.2 Canis aureus, gelişmiş ağ yöneticisine eklenen yeni özellikleri, iyileştirilmiş donanım tanıma desteğini, daha hızlı bir paket yöneticisini, KDE 3.5.10 ve 4.2.0 tabanlı iki farklı Çalışan CD’yi ve biri yerel diğeri uluslararası olmak üzere iki adet Kurulum CD’sini beraberinde getiriyor.

Pardus 2008.2 ile gelen yenilikleri öğrenmek için Sürüm Notları sayfasını inceleyebilir ya da CD görüntüsünü indirmek için İndir sayfasına gidebilirsiniz.

Pardus 2008.2 ile daha özgür günler diliyoruz.

  • Pardus 2008.2 Canis aureus Pardus 2008.2 Canis aureus sürümü özellikleri hakkında bilgi almak için sürüm notları belgesini okuyabilirsiniz.Pardus 2008.2 Canis aureus sürümünü indirmek için aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz:
  • Pardus Sunucusu [ ftphttp ]
  • ODTÜ yansısı [ ftphttp ]
  • Pardus Sunucusu [ ftphttp ]
  • ODTÜ yansısı [ ftphttp ]

Pardus 2008.2′yi sunuculardaki torrent dosyalarını kullanarak P2P araçları ile de indirebilirsiniz.

Categories: Teknoloji, Yazılım

Dünyanın İlk Yıkanabilen Klavyesi

Eylül 21, 2008 terakki Yorum yapın

http://i36.tinypic.com/rwmln9.jpg

Bu klavye bulaşık makinesinde yıkanabiliyor!

Seal Shield firması ilk kez bulaşık makinesinde yıkanabilen antibakteriyel bir klavye üretti.

Her ne kadar bilgisayarların en az yenilenen parçalarının başında yer alsalar da, klavye ve fare seçimi de artık kullanıcılar için son derece önemli bir hale geldi.

Ancak bilindiği gibi klavye ve fare, aynı zamanda bilgisayarların en çabuk kirlenen bileşenlerinin de başında yer alıyor. Hatta kir ve toz bazen öylesine abartılı bir duruma geliyor ki, klavyenin tuşlarına artık eskisi gibi rahat basamadığınızı fark ediyorsunuz.

Tüm bu nedenlerden dolayı, geçtiğimiz günlerde bir klavye üreticisi çok farklı bir klavyeyle kullanıcıların karşısına çıktı. Ancak bu klavyeyi diğer benzerlerinden ayıran özelliği, tasarımı ya da sunduğu yeni bir fonksiyonu değil.

Silver Seal Flex olarak adlandırılan bu klavye istendiğinde yıkanabiliyor. Evet, hatta isterseniz bu klavyeyi elinizle yıkama zahmetinde bulunmadan bulaşık makinesine dahi havale edebilirsiniz.

Bulaşık makinesinde yıkanabilmesinin yanında ışığı sayesinde gece karanlığında da kullanılabilen antibakteriyel yapıdaki yeni Silver Seal Flex’in fiyatı ise sadece 50 Dolar.

Categories: Teknoloji Etiketler:,

Googledan Cern’e destek

Eylül 10, 2008 terakki Yorum yapın

İsviçre-Fransa sınırında, 27 kilometrelik bir tünele kurulan sistemde, atom altı parçacıklar, karşıt yönlerde birbirlerine doğru ışık hızına yakın hızlarda yol aldırılarak çarpıştırılacak ve çarpışma sırasında oldukça karmaşık detektörlerle yapılacak gözlemler sayesinde, maddenin oluşumuna ilişkin sırlar gözlemlenebilecek.

1,8 milyar dolara mal olan sistem, bu tünelde daha önce olan ancak 2000 yılında kaldırılan daha küçük bir çarpıştırıcının yerini aldı. CERN tarafından, 20 Avrupa ülkesinin katılımıyla uygulanan bu projeye, ABD ve Japonya gibi gözlemci ülkeler de maddi katkı sağlıyor. CERN’de, dünyadaki parçacık fizikçilerinin yarısı, toplam 80 ülkeden 6500 bilimci görev yapıyor.

ABD’de bir süper çarpıştırıcı yapılması projesinin 1993 yılında Kongre tarafından rafa kaldırılmasından sonra Avrupa’daki bu sistem, maddenin oluşum sırlarının ve evrenin kökenlerinin araştırılması çalışmalarında dünyanın merkezi haline geldi.

Fakat bilimadamlarının bu proje ile ilgili önemli kuşkuları bulunuyor: Yeraltında bulunan dairesel ve devasa deney tüpünün, tünelde yol alacak farklı yüklerdeki protonları yörüngede tutmak için açığa çıkartılması zorunlu elektromanyetizmanın dünyanın dengesini bozacağından korkuluyor. Bu deneyin yapacağı etki ile dünyanın manyetik ekseni tarafından belirlenen manyetik kutup noktalarının hızlı bir değişim doğurması da endişeler arasında! Bu olay dünyanın merkezinde yer alan ve bir magma denizinde yüzen demir çekirdeğin zaman içinde yer değiştirmesi ve kutupların polaritesini kaydırması sonucu oluşuyor.

“Bu önemli günlerde desteğini esirgemeyen google’dan da  destek geldi.”

Kara Delik Olur mu?
Esas deneylerin 21 Ekim‘de yapılacağı Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (large hadron collider) deneylerine bugün yapılan testle başlandı. Atlas Deneyi olarak anılan deney dizisinde ortaya çıkabilecek ve dünyayı yutabileceği söylenen mini kara deliğe gönderme yapan Google ise sanırız konudaki görüşünü bildirmiş oldu:”Pestilimiz çıkmazsa seviniriz”

Categories: Haber, Teknoloji Etiketler:

BÜYÜK HADRON ÇARPIŞTIRICISI BAŞARIYLA ÇALIŞTIRILDI

Eylül 10, 2008 terakki Yorum yapın


Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde (CERN) yapımı yıllar süren ve evrenin oluşum sırlarını ortaya çıkarması beklenen dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı ”Büyük Hadron Çarpıştırıcısı”(Large Hadron Collider-LHC) başarıyla çalıştırıldı.

California Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Ünel, AA muhabirine CERN’deki gelişmelerle ilgili bilgi verirken, bugün büyük hadron çarpıştırıcısının ilk kez test edildiğini aktardı. Ünel, ”Bugün büyük hadron çarpıştırıcısı çalışmaya başladı. Bundan sonra protonların çarpıştırıcıda döndürülmesine devam edilecek. Bu deney artık başladı ve yüksek enerjilerde devam edecek” dedi.

Ünel, hızlandırıcıda iki ayrı proton demetinin bulunduğunu, bunlardan birinin saat, diğerinin de ters yönde döndüğünü belirterek, ”Bugün CERN’de saat yönünde dönen proton demetini daha az enerjiyle ve daha az proton sayısıyla başarıyla attırdık. Protonlar detektörün içinden geçti ve detektörün içinde bıraktığı izleri gördük ve bu bizi çok heyecanlandırdı” dedi.

Bugün ilerleyen saatlerde diğer yöndeki proton demetinin halkada döndürüleceğini anlatan Ünel, bu demetlerin birbirinden bağımsız olduğunu dile getirerek, ”Akşam saatlerinde bu iki demeti birbiriyle çarpıştırmayı deneyeceğiz. Bu, düşük enerji seviyelerinde olacak. Yani 0.450 Tera elektron volt ya da trilyon elektron volt (TeV) seviyelerinde” diye konuştu.

Enerjinin 7 TeV seviyesine çıkmasının ardından ATLAS ve CMS deneylerinde yeni hızlandırıcı üzerinden 10-15 yıl veri toplamanın planlandığını ifade eden Ünel, ”Bu aşamadan sonra hızlandırıcı daha da güçlendirilecek ve deneyler daha da hassas hale getirilecek” dedi.

Bugünkü aşamayla hemen sonuca ulaşmanın beklenemeyeceğini vurgulayan Gökhan Ünel, deneyle ilgili beklenen gelişmeleri şöyle anlattı:

”Düşük enerjide yani 1 TeV seviyesinde bugün başlatılan çarpıştırmaların Ekim ayı içinde 5 TeV seviyesine çıkması hedefleniyor. 5 5 TeV yani kademeli olarak 10 TeV seviyesine ulaşıncaya kadar, Aralık ayına kadar elimizden geldiğince veri toplayacağız. Aralıkta 2 ya da 3 hafta, yılbaşı tatili nedeniyle deney durdurulacak. Ondan sonra istediğimiz enerjiye ulaşmak için çalışmalara yeniden başlayacağız.”

haber7.com /alıntıdır.

Ve CERN de düğmeye basıldı.

Eylül 10, 2008 terakki Yorum yapın

Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” (LHC), 13,7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama’dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek amacıyla faaliyete geçirildi.

Aralarında Türklerin de bulunduğu 5 binden fazla fizikçi ve mühendisin 10 yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığı proje, son yılların en büyük bilim projesi olarak gösteriliyor.

LHC, Fransa-İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarında, yerin 100 metre altında 27 kilometrelik dairevi bir tünel olarak inşa edildi.

Deney başladıktan sonra, tünel çevresinde bulunan 4 büyük algılayıcıdan ikisi Atlas ve CMS, “Higgs bozonunun izini sürecek”. Bu parçacığın diğer bazı parçacıklara kütle kazandırdığı düşünülüyor. Bu deneyde Higgs bozonu tespit edilemezse teorik fizik alt üst olabilir.

haber7.com /alıntıdır.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı Nedir?

Eylül 10, 2008 terakki Yorum yapın

kaynak:Vikipedi, özgür ansiklopedi

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC İngilizce “Large Hadron Collider” kelimelerinin başharflerinden oluşan kısaltma.) CERN‘de 2008 yılında devreye girip yüksek enerjili parçacık fiziği deneyleri yapılmasına imkân verecek bir projedir. İsviçre – Fransa sınırında, daha önceden kullanılmış olan yerin 100m altındaki çevresi 27 km uzunluğunda olan LEP tünelinde kurulmuştur. Tünel İsviçre ve Fransa sınırının altında her iki ülkenin topraklarına girmektedir. Tünelin çapı 3,8 metredir. Dairesel bir hızlandırıcıçarpıştırıcı olan LHC, öncelikli olarak protonları ilave olarak da kurşun (Pb) iyonlarını ışık hızı’na çok yakın bir hız ulaştıracak sonra da deneylerin merkezlerinde çarpıştıracaktır. LHC SPS den alacağı 450 GeV enerjilik protonları 14000 GeV enerjiye çıkaracaktır. İki proton demetinin birbirlerine çok yakın ama aksi yönde dönmelerini sağlamak için süperiletken elektromıknatıslar kullanılacaktır. Süperiletkenlik sağlamak için mıknatıslar -271 dereceye kadar soğutmaktadır ki bu mutlak soğuğun sadece 2 derece üzerindedir.

Projenin yaratacağı mikro kara delikler ve gizemli cisimlerin dünyayı yok edeceği ve solucan delikleri ile zamanda yolculuğun mümkün olabileceği söylentilerine rağmen CERN mühendisleri böyle bir durumun olmayacağını belirtmişlerdir. Standart Modele göre LHC’de kara delik oluşması için gereken şartlar bulunmamaktadır. Bazı genişletilmiş Standart Modellerde uzayda bilinenden fazla boyutlar olduğu kabul edilir ve bu boyutlardan dolayı LHC’de mikro kara deliklerin oluşması mümkündür. Ama Hawking radyasyonuna göre bu mikro kara delikler çok hızlı ışınım yayarak kısa süre içerisinde kendi kendilerine yok olacaklardır, yani tamamen zararsızdırlar.

LHC’de deneyler

  1. Alice deneyi
  2. ATLAS deneyi
  3. CMS deneyi
  4. LHCb deneyi
  5. TOTEM deneyi

Google’ın Bilgisayar gemisi

Eylül 9, 2008 terakki Yorum yapın
İlk bakışta “daha 1 Nisan’a çok var” diyebilirsiniz; fakat Google’In en son patent başvurusu, yüzebilen bir datacenter projesinden bahsediyor. Ayrıntılar burada!

Google sonunda bunu da yapacak! Su üzerinde demirli şekilde duran ve kendi elektriğini denizden üretecek bir yüzer veri merkezi için patent başvurusu yapan Google, uluslararası sulara demirleyeceğe benziyor. ABD‘de yapılan patent başvurusu birçok farklı adımdan oluşuyor. Öncelikle yüzer veri merkezleri soğutucu olarak denizdeki suyu kullanıyor. Elektrik ise Pelamis isimli dalgadan elektrik üreten jeneratörlerden geliyor.

SDN – http://shiftdelete.net

Categories: Haber, Teknoloji

Plazma Ekran Çalışma Şekli

Ağustos 24, 2008 terakki Yorum yapın

Plazma ekranlar görüntüyü oluşturma mantığı olarak büyük oranda “LCD Paneller” e benzemektedir. Plazma ekranlar LCD’lerde olduğu gibi görüntülediği bütün pikselleri üç alt piksele ayırıp herbirini RGB renkleriyle tanımlar. RGB renkleri yani kırmızı(red), yeşil(green) ve mavi(blue) ana renklerinden oluşur. Bu renklerin bahsettiğimiz alt piksellerde yapılan farklı varyasyonları sayesinde ara renkler oluşturulur. Üç rengin tam birleşimi beyaz, pikselin ışığı absorbe edip yansıtmaması ise karanlık yani siyah rengi oluşturur. Plazma panellerde bulunan fosfor kaplı yüzey sayesinde oluşturulan her alt piksel değişik oranlarda aydınlatılarak neredeyse tüm ara renkler gerçeğe yakın tonlarda görüntülenebilir.

Plazma Panelin İç Yapısı

Plazma panellerin yapısında iki elektrot arasında yer alan xeon ve neon gazları voltaj uygulanarak iyonlaştırılır. Bu esnada oluşan morötesi dalga boyundaki foton parçacıkları, panelin foton kaplanmış olan yüzeyine çarpıp yansıyarak ekranı aydınlatırlar. Her piksel ayrı ayrı aydınlatıldığından renk derinliği ve dolayısıyla renklerdeki gerçekçilik olabilecek en üst seviyeye çıkıyor. Plazma paneller, LCD panellere oranla daha canlı ve gerçekçi renkleri verebilmenin yanında çok büyük boyutlarda da üretilebiliyor. Plazma panellerin en büyük dezavantajları ise, düşük kontrast oranı ve fazla güç tüketmeleridir. Plazma panellerde her piksel ayrı ayrı aydınlatıldığından hepsinin karanlık olması gerçek siyah oluşumunu sağlayacaktır. Bu nedenle kağıt üzerinde 10000:1 gibi çok yüksek kontrast oranlarından bahsedilse de hareketli görüntülerde koyu ve açık renklere geçiş her piksel için ayrı ayrı yapıldığından daha zor gerçekleşmekte, bu da kontrastı azaltmaktadır. Plazma ekranların en büyük avantajları ise, daha canlı ve gerçeğe yakın renkler oluşturabilmesi ve görüş açısı olarak sıralanabilir. LCD ekranlarda görüş açısı oldukça düşüktür. Bunun pratik bir örneğini vermek gerekirse; CRT monitörde film izleyen 5 kişinin hepsi aynı hazzı alabilirken, LCD’lerde yandan bakanlar karanlık ve renkleri bozuk görüntüyle izleyebilmektedir. CRT yani tüplü ekranların zaten çok iyi görüş açılarına sahip olduğu biliniyor. Fakat plazma ekranlarda da bu oldukça yüksek oranlarda bulunuyor. İyi bir plazma ekran CRT ekranlara yakın değerlerde görüntü açısı sunabilmektedir.

kaynak:bilgiustam

Categories: Teknoloji Etiketler:, , ,

Güneş Enerjili Masa

Ağustos 24, 2008 terakki Yorum yapın

Güneş paneli şeklinde sehpa yada masa. Kulağa oldukça güzel geliyor. Daha önceden böyle bir ürün neden yapılmamış diye insan ister istemez düşünüyor. Lafı fazla uzatmadan gelelim ayrıntılarına.

Bu ürün dışarıda güneşten aldığı enerjiyi kendi aküsünde biriktirip kullanmamıza imkan sağlıyor. Dizüstü bilgisayar, cep telefonu , tv gibi çeşitli aletleri kullanabiliyoruz. Masa suya karşı yalıtımlı olduğundan üzerine bişeyler döktüğünüzde yada bi anda yağmur başladığında bir zarar görmüyor. Masanın ayakları da paslanmaz çelik olduğundan suya karşı sorun yok.

Masanün üzerindeki voltaj göstergesiyle nekadar süre kullanabileceğinizi öğrenebiliyorsunuz. Üründe 64 Watt lık Güneş palenli, 13 Ah @ 12V aküye sahip. Bu sayede 150 Watt gibi bir güç çıkışına sahip. Normal olarak 12V DC çıkışa sahip ancak beraberinde gelen dönüştürücü ile 120V AC çıkış alabiliyorsunuz. Nikel metal hibrit ten oluşan bil %100 geridönüşebilir ve zararlı atık oluşturmadığından tamamen çevreci.

Yukardaki resimde masayla birlikte gelen dönüştürücüyü görüyorsunuz. Cihazı masanın altında fişe taktığınızda 12V luk enerji 120V AC akıma dönüştürüyor.

Masa kendini 4 saatlik güneş enerjisiyle şarj edebililiyor. ÜRetici firmanın tavsiyesi gündüzleri şarj edip ürünü akşamları kullanılması.

Ürünün satış fiyatı 2200$ olarak belirlenmiş.

Haberi ilk gördüğümde fazlasıyla ilgimi çekti. Bunun gibi ürünleri ilerleyen günlerde hayatımızda daha da çok göreceğimizi ümit ediyorum.

http://suntable.net/

kaynak.bilgiustam

Categories: Teknoloji Etiketler:, , ,